Güncel,

Halep neden düştü: El Bab’a karşı Halep mi? (ANALİZ)

Halep neden düştü
Halep neden düştü
Kasım ayı boyunca artan saldırılar ve muhaliflerin kitlesel olarak silah bırakmaları ardından Halep kent merkezi rejim güçlerinin kontrolüne girdi. Peki savaşın başladığı 2011’den bu yana direnen muhalifler, ne oldu da son 1 ayda kentin tamamını rejime bıraktı?  Bunun yanıtı Türkiye, Rusya ve ABD arasında, geçen bir ayda yaşanan temas trafiğinde saklı… Yanıtlar 4 başlık halinde karşınızda:
Türkiye destekli ÖSO güçleri, Fırat Kalkanı Operasyonuna
24 Ağustos’ta başladı. Önce Azez Cerablus hattını, ardından Mare Cerablus hattı
ele geçirildi. Türkiye’nin nihai hedefi bu bölgenin kuzeyindeki El Bab ilçesi
oldu. Zira burasını alarak YPG’nin oluşturmak istediği koridoru engelleyeceğini
planlıyordu. Bu amaçla ÖSO, TSK desteği ile ilk olarak 16 Ekim’de El Bab’a ilk
saldırıyı düzenledi. Bu ilk saldırıda ÖSO güçlerinin hedefi El Bab’ı ele geçirip,
hemen güneyde rejimin kuşattığı Halep kent merkezindeki muhalif güçlere kuşatmayı
yararak ulaşmaktı.

RUSYA VE ABD EL BAB OPERASYONUNU İSTEMEDİ
Ancak El Bab’ın bu şartlar altında TSK destekli ÖSO güçlerinin
kontrolü altına girmesine Rusya izin vermek istemedi. İşin ucununun Halep’e uzanma
ihtimali üzerine harekete geçen Rusya, Türkiye’nin Suriye hava sahasının
kullanması halinde uçakların düşürüleceğini duyurdu.
Türk savaş uçakları Rusya’nın uyarısı sonrası “yerde
bekler”
konuma geçti. Kısacası Suriye hava sahasını kullanamadı. Eki ayı sonunda TSK’dan yapılan açıklamada da uçakların “yerde bekler” konumda olduğu duyurularak
yaşananlar teyit edilmiş oldu.
Rusya ve rejim açısından Halep’in muhalif tehdidi altına
girmesi kuşkusuz Suriye savaşının seyrini ilgilendiren birincil düzeyde tehdit
unsuru oldu. Muhaliflerin TSK desteği ile bu tehdidi sürdürmeleri, Rusya ve
Esad’ın B Planlarını devreye sokmasına neden oldu. Esad YPG ile birlikte hareket etmeye başladı.  
İlk kez 11 Kasım’da Tel Rifat güneydoğusunda YPG güçleri SAA ile ortak operasyon yaptıTel A’nah, Brandt, Şeyh Kif, Nayrabiyah köylerinin de arasında olduğu bazı köyler kontrol altına alındı. 

El Bab
yönlü bu ilerleyişi Rusya ve Esad hava kuvvetleri havada Suriye Arap Ordusu (SAA) yerde destek verdi. Hemen
ardından Sa’alah köyü ele geçirildi. Son olarak da 30
Kasım’da ÖSO kontrolündeki El Bab bölgesinin 3 kilometre kuzeydoğusunda bulunan köyler alındı.
Köylere Suriye Arap Ordusu ve YPG, birlikte bayrak asmaya başladı.
Gelişmeler öyle gösteriyordu ki, Rusya ve ABD, “sonrasında
Halep oldukça” asla TSK destekli ÖSO’yu El Bab etrafında görmek istemiyordu.
Zira ABD’nin bundan sonra muhaliflere silah yardımı yapmayacağını açıklaması da bunun somut işareti oldu. ABD’nin buradaki kaygısı ise gelecekte İsrail ve Barzani yönetiminin yanında en güçlü “ortak” olarak gördüğü YPG’nin riske girme ihtimali oldu. 
TÜRKİYE KARARINI VERDİ: HALEP’E KARŞI EL BAB
Türkiye bu gelişmeler doğrultusunda planlarını
revize etti. Görüşmeler sürerken bir kaç kez Suriye hava sahasını yeniden
kullandıysa da halen Kasım ayı sonuna kadar halen sorunsuz olarak Suriye hava sahasını
kullanamıyordu. Ta ki iki kritik gelişme yaşanıncaya kadar.
 Bu gelişmelerden ilki Başbakan Binali Yıldırım’ın 5 Aralık’taki
Rusya ziyareti oldu. Diğeri 6 Aralık’ta ABD Genelkurmay Başkanı Josoph Dunford’un Ankara
ziyareti…
Yıldırım, Rusya temaslarında Rus mevkidaşı Dmitri
Medvedev
ve Devlet Başkanı Vilademir Putin’le görüşürken, Dunfond’ta  mevkidaşı Hulisi Akar’la görüştü.
Her iki görüşmenin de öznesi Suriye El Bab ve
Halep konusu oldu.
Ajanslar ve açık kaynak tüm haber servislerine de
yansıdığı kadarıyla Başbakan Binali Yıldırım temaslarında Rusya’ya El Bab güneyine
inmeyeceği
garantisi verdi. Böylece Rusya ve Esad’ın bu noktadaki hassasiyeti
giderilmiş olacak, Türk uçakları El Bab operasyonuna rahat şekilde
havalanabilecekti. Türkiye, dolaylı olarak ilk kez Halep planlarını bu noktada iptal etmiş oldu. 
Dunford-Akar görüşmesinin ana konusu da El Bab’tı.
Ancak Dunford Rakka’ya operasyonu da mevkidaşıyla görüştü. Mutabakat sağlandı. Muhalifler El Bab’a saldıracak, YPG ise Rakka’ya… İki görüşme ve temas
sonrasında 9 Aralık’ta hem ElBab hem de Rakka’ya yönelik saldırılar başladı. YPG, Rakka’ya, ÖSO El Bab’a saldırı başlattığını
duyurdu. Uçaklar sorunsuz El Bab’a hava saldırısı düzenleyebiliyordu. 

MUHALİFLER KİTLESEL OLARAK SİLAH BIRAKIYOR
Bu sürece kadar Kasım ayından itibaren Halep kent
merkezindeki muhalifler bir anda çözülmeye başladı. Halep kent merkezinin kuzey
ve kuzeydoğusunun tamamında hakim olan muhaliflerin elinde 11 Kasım’da 30 kilometrekarelik
alan kaldı. 15 Kasım’da başlayan ve Aralık başına kadar bu alanın da yüzde
70’ini kaybettiler. Kitlesel olarak silah bırakmaları “Halep’in bilinçli olarak
Esad’a teslim mi edildiği” sorusunu gündeme getirdi.
 Zira El Tal’daki muhaliflerin, “Esad’ın ilan
ettiği aftan yararlanmak için” direnmeyi bırakıp aileleriyle birlikte teslim
olarak İdlib’e gitmeye hazır olduklarını duyurmaları ve sonrasında birkaç günde,
500 Fetih el Şam (eski adıyla El Nusra) savaşçısının 1500 aile üyesiyle
birlikte otobüslerle İdlib’e götürülmesi bu yöndeki kuşkuları güçlendirdi.
Diğer taraftan Rusya’nın denetimindeki Hmeymim
Hava Üssü’nden yapılan açıklamada, “son 24 saate, 5 bini çocuk 8 bin sivilin
Halep’in doğu mahallelerinden çıktığı” bildiriliyordu. Rusya 15 Kasım’dan bu
yana “100 binden fazla sivilin çatışma bölgesinden çıktığını”, 2 bin 200
muhalifin ise teslim olduğunu duyurdu.11 Aralık’ta ise, “Sabah saatlerinde son
24 saatte 728 silahlı muhalifin teslim olduğu” bildirildi.
Nihayetinde Esad rejim unsurları 12 Aralık’ta Halep’in
tümünde kontrolün sağlandığının duyurdu.

PEKİ HALEP’TEN NEDEN VAZGEÇİLDİ
Bu gelişmelerle direkt bağlantılı olup olmadığı
soruları bir yana, Türkiye’nin artık uçuş yasağı olmadan Suriye hava sahasını
kullandığını görebiliyoruz. Diğer taraftan, bir iki hafta öncesine kadar Suriye
rejim güçleriyle birlikte hareket ederek El Bab’a ilerleyen YPG ataklarının da
durduğunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz.
 Gelişmeler Halep’in düşmesiyle Suriye kuzeyindeki
El Bab operasyonundaki belirsizliğin de ortadan kalktığını gösteriyor.
Tam bu nokta da tüm bunların “kurgulanmış bir
planın parçası mı, yoksa tesadüflerin sonucu olup olmadığı” sorusu…
Türkiye El Bab için Halep’i gözden çıkarmış
olabilir mi?
Türkiye’nin önceliklerine bakıldığında bu mümkün.
Zira YPG’nin El Bab üzerinden kuracağı koridor,
Türkiye’nin Ortadoğu ile tek bağlantısını koparacağından El Bab operasyonu
Halep’ten çok daha stratejik öneme sahip. Türkiye El Bab’ı alarak rejimle sınırdaş
olmaya razı; Ancak sınır kapılarının tümünün YPG denetimindeki topraklara
açılmasına asla razı olmayacaktır. Bu konjonktürde Halep’in neden düştüğü sorusu
da daha anlamlı hale gelebilir. Haberyirmi
Halep ile ilgili aramalar:
halep son durum, halep son dakika, halep harita, halep
suriye, halep nerede, suriye halep son durum, Halep düştü mü, Halep neden
düştü, Türkiye Rusya, Suriye Halep için anlaştı mı, el bab durum, son durum,
harita 
SON DURUM HABERLERİNİ OKUYUN